GGK ile Yıldız Sarayı'nı gezmeye gittik. Sabah 9:00'da GGK'da otobüslere doluştuk. Önce Beyler Beyi Sarayı'nda beylere paşalara yaraşır bir kahvaltı yaptık (fazla abartı olmasın, normal yurdum kahvaltısı idi). Katılım çok fazla olduğu için, kahvaltı sırasında yer yetmediğinden ayakta kalanlar oldu. Hızlıca kahvaltımızı yapıp, ayaktaki gezi kardeşlerimize yer verdik. Ardından Yıldız Sarayı'na gittik. Rehberimiz araştırmacı yazar Eyüp Ensar Uğur beydi. Gerçekten iyi anlatıyordu. Anlattıklarını kaçırmamak için kendisini adeta gölge gibi izledik. Yakın tarihimizle ve 2. Abdülhamit'le ilgili bilgiler öğrendik. Öğlen bir gibi de gezimiz bitti. Tekrar GGK'ya döndük.
2. Abdülhamit deyince benim aklıma marangozluğu ve Beyler Beyi Sarayı'ndaki sandalyeleri gelir. Öğrendiğim ve ilgimi çekenlerden bilgilerden biri de şu. 2. Abdulhamit, sabah namazına kalktıktan sonra, kahve ve soda ile güne ve çalışmaya başlarmış. Öğleden önce 11 gibi de hafif bir kahvaltı ve dinlenme molası verir, ardından çalışmaya gene devam edermiş. Günde 16 saat çalışırmış. (Buradaki çalışma tabiki marangozluk yapmak değil, devlet meselelerin görüşülmesi.) Marangozluğu ise kafa dağıtmak, kendini deşarj etmek ve stratejik görüşmeler sonrası iç muhasebe yapmak için kullanırmış. 11 yaşından beri de marangozluk mesleğini icra ediyormuş.
Bu tarz tarihi gezilerin ayda bir GGK'da yapılması planlanıyor. Gezi öncesi cumartesi akşamından gezilecek yerler ve tarihi özellikler hakkında bir seminer yapılıp. Ertesi gün (pazar) geziyi organize etmeyi planlıyorlar. Böyle bir organizasyon olursa ben bir daha semineri ve geziyi kaçırmamayı planlıyorum.
İstanbul'da yaşıyoruz ama İstanbul'u bilmiyoruz diyenler için paha biçilemez bir fırsat.