Bir arkadaşım, benim yokluğumda kendini Türk Kahvesi yapma sanatına adamış. Gün aşırı kahve yapar, ofistekileri de denek olarak kullanırmış. Ben gelip varlığımla tekrar gözünü açtıktan sonra, tüm ısrarlarıma rağmen, yeni öğrenmiş olduğu bu zenaatı bir türlü bana göstermek ve benim için de icra etmek istemedi. Gün geldi ve dört aydan sonra nasıl olduysa gönlü oldu ve kahve yaptı.

 

Kahveden çok anlamam ama bu yazıyı yazabildiğime göre zehirlenmediğime eminim. Çok fazla kahve içmediğimden, köpük yoğunluğunun ne kadar olması gerektiğinden de emin değilim.  Bu konuyuda kararı yarış hakemlerine bırakıyorum.