Yurdumdaki güzide berberlerimiz her zaman hoş sohbet olmakla, sohbetlerine doyulmamakla bilinirler, fakat ben kendi gözlemlerime dayanarak bunun böyle olmadığına inanmışımdır hep. Hatta bu konuyla ilgili Levent Kırca'nın unutamadığım bir kaberesi vardır. Kabere şöyle başlıyor; bir adam evde elinde kalın kalın ansiklopedilerle devamlı çalışıyor birşeyler okuyor. Yemek yerken, koridorda yürüken, ailesi televizyon seyrederken, her zaman. Hatta gece 2-3'lere kadar çalışıyor ve eşinden fırça yiyor. Ertesi gün anlıyoruz ki adamımız berberdir ve işini icra edebilmek için çok şey bilmesi, bunları müşterileriyle paylaşması gerekmektedir onlar hoş vakit geçirsin diye.

Bunca yaşıma kadar berberlere giderim (tamam tamam normal bir insanın gittiğinden daha az, para harcanmasın diye) hiç bir berberin benimle koyu bir sohbete daldığını hatırlamam. Konuşulan laflar genelde "nasıl kesilecek abi", enseyi aynayla  göstererek "iyi mi abi" yada kafanın üst tarafını göstererek "biraz daha alim mi abi" olurdu. İşte bu yüzden kendi gözlemlerime dayanarak berberlerin muhabbet ehli olmadıklarına inanmışımdır hep.

Bugün berbere gittim. Elimden gelse gitmezdim ama beni görenler hakkımda iyi şeyler düşünmemeye başlamışlardı, mecburen gittim. Gittim gitmesine ama genç bir çocuk beni tıraş etmeye başladı. Tıraş etmeye başlamasıyla, kafamı ütülemeye başlaması bir oldu. Ne hızlı konuşmasından birşey anlayabiliyor, ne de kulağımın dibinde vız vız eden tıraş makinanın sesinden birşey anlayabiliyordum.

Ne iş yaptığımdan başladık, nasıl bilgisayar şifrelerini kırdığına oradan arkadaşlarıyla loto oynayıp nasıl kazandığına kadar hemen herşeyi anlattı. Zaten çocuğun muhabbeti iyi değildi ve konuşmak için konuşuyordu benimle. Ben pek oralı olmuyor "hı hı"larla geçiştiriyordum dediklerini, yada arada anlamış gibi tebessüm ediyordum. Kendi kendime çocuğu susturmak, azarlamak istiyordum fakat eline düştük birkere kalkıp gidemiyorsunda tıraşın ortasında, mecburen bekledik :).

Lafın özü berberlerin hoş sohbet oldukları söylentisini devam ettirmek isteyen ve hoş sohbet olamayan berberler var. Allah düşmanımı onların eline düşürmesin.

Not : 9 Nisan 2006 tarihinde yazdığım bir yazı.