Firavunlar

10 Oca 2010 Kategori: Kitap

Sevgili arkadaşım Bahadır İçel'in Firavunlar isminde bir kitabı daha yayına girecek. Kendisinin daha önceden "Karanlığın Ötesinde" ve "Lost: Nasıl?" isminde iki kitabı bulunuyordu.

Bahadır'ın Anonim Yayıncılık'tan çıkacak olan kitabı Mitoloji ve Tarih Dizisi'nin ilk ayağı olacak. Firavunlar, Mısır'ın mitoloji ve gerçeklerle bezeli tarihine minik hikayelerle farklı bir gözden bakmayı sağlayan bir araştırma kitabı.

Ansiklopedik anlatıdan ziyade, akıcı bir üslupla hikaye dili kullanılarak kaleme alınan kitap, Mısır'ı, firavunları ve Mısır mitolojisini merak edenlerin ilgisini çekecek gibi görünüyor.

Firavunlar Ocak 2010 sonlarına doğru raflardaki yerini alacak.

Beyaz Zambaklar Ülkesinde

2 Oca 2010 Kategori: Kitap

Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabı, Finlandiya'nın bağımsızlığını kazandıktan sonraki girişmiş olduğu kültürel ilerleme ve muasır medeniyet seviyesine çıkma mücadelesini anlatıyor. Kitabın yazarı Girgory Petrov Finlandiya'yı çok iyi bilen ve belli bir dönemde orada yaşamış bir yazar. Durum böyle olunca kitap, yazarın gözlemlerinin ve araştırmalarının kağıda dökülmüş hali diyebiliriz. Kitapta halk öğretmeni ünvanıyla Yohan Vilhelm Sinelman ve arkadaşlarının didinerek bataklık ülkesi Finlandiya'yı nasıl Beyaz Zambaklar Ülkesine çevirdikleri anlatılıyor.


Atatürk'ün kitabı okuduktan sonra tüm okulların müfredatına dahil ettirmesini okuduktan sonra daha iyi anladım.

İnci Yeşilyurt - VitrinSİZsiniz

6 Ara 2008 Kategori: Kitap

Okuyalı neredeyse bir aydan fazla zaman oldu. "Ha şimdi bloga yazacam de şimdi bloga yazacam" derken kaldı.

İmaj ve iletişim uzmanı olan İnci Yeşilyurt'un yazdığı bir kitap VitrinSİZsiniz. Kitapta birey olarak kişisel imajımızı nasıl düzelteceğimiz anlatılıyor. "Kişisel imaj nedir?" diye soracak olursanız, kitapta şu şekilde anlatılmış; "giyiminiz, davranışlarınız, konuşma beceriniz, görgü ve nezaket kurallarını uygulayışınızla bütün olarak değer bulan toplum olarak algılanma biçiminizdir."

Kitabı okurken sanki bir okul sırasında oturmuşumda hocadan bire bir ders alıyormuşum gibi bir hisse kapıldım. Kitaptaki hiç bir kelime kesinlikle boşa kullanılmamış. Bir şeyi anlatmak için uzun uzadıya öncesinde örnekler vs verilmemiş. Ne söylenmek isteniyorsa direk söylenmiş. Mesela "Erkeklerin imajında eşlerin rolü" başlığı altında şu cümleler geçiyor:

Erkekelerin bıyıkları konusunda özellikle kadınlar kendilerini söz sahibi hissederler. Böyle kadınların kıl hakkında söz sahibi olmak ile erkek üzerinde kıl kadar hak sahibi olmak ilişkisi bulunmaktadır.

Kitapta sosyal yaşamda ihtiyacımız olan fakat kolay kolay bir yerlerde yazılı olarak bulamayacağımız bilgilerden bolca var. Bu bilgiler imaj kavramı açıklandıktan sonra şu ana başlıklarda toplanmış.

- Kişisel imaj
- İmajınızı keşfedin
- Genel giyim kuralları
- Etkili konuşma
- İletişim üzerine tavsiyeler
- Yemek ve ikram adabı
- İşyeri düzenlemeleri ve imajınız
- Aşk hayatınızda imajınız

Kitabın en sonunda bir de imaj anketi var. Posta ile gönderilen ankatler ücretsiz analiz edilip size sonuç gönderiliyor. Ben tembelliğimden anketi daha yapamadım. :)

Kitabı açıkcası bir kere daha okumak istiyorum. Anlatılanları çoğu madde madde olduğu için akıldan uçup gidiyor. :)

Başlanılan kitabı bitirememe

13 Kas 2008 Kategori: Kitap

Benim bir özelliğim başladığım çoğu kitabı yarıda bırakmamdır. Bu o kadar doğal ve sıradan bir hal aldı ki bazı kitapları okumaya üçüncü başlayışımda ancak bitirebiliyorum. Bunun neden kaynaklandığı ya da niye böyle olduğu ile ilgili kesin bir fikrim yok. Belki de sıkılıyorum ve bırakıveriyorum okumayı. Bazen kitap üst düzey oluyor ve benim gibi ilkokul mezunu birinin kapasitesini gerçekten zorluyor. Bazen de kitapla kimyam uyuşmuyor.

Buraya kadar yazıya çok iyi bir giriş yaptığımı düşünüyorum. Buradan sonra ilk seferinde 50. sayfasına kadar geldiğim fakat ikinci denememde de 130. sayfasına kadar dayanabildiğim John Steinbeck’in Gazap Üzümleri kitabından ve neden bitiremediğimden bahsedecektim. Yaptığım ufak çaplı bir araştırmada kitabın Pulitzer Ödülü aldığını ve yazarının da Nobel Edebiyat ödülü sahibi olduğunu öğrenince yazıya devam edip etmeme konusunda biraz tereddüt yaşadım. "Eh kendisinin ve yazarının ödüllü olduğu bir kitabı okuyamamak herhalde kitabın değil okuyanın hatasıdır" şeklinde düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.

Sonuca gelecek olursam, Metropol Yayınlarının çıkardığı ve İpek E. Menekşe’nin Türkçeye çevirdiği Gazap Üzümleri kitabını almayın. Türkçe çevirisi gerçekten kötü ve birçok hatalarla dolu. Bu hatalar akıcılığı ve okuma zevkini o kadar kötü etkiliyor ki benim gibi eline aldığı her kitabı bir çırpıda yalayıp yutan biri! bile okuyamıyor.

Hakkinda

Bu blog'un yazarý, basit mevzularla ilgili düþünmeyi seven, basit mevzulara kafa yoran biridir. Kendisi hayatin anlaminin basitlikte gizli oldugunu düsünür. Ciddi mevzularin hep basit mevzularin birlesiminden olustuguyla ilgili bir düsüncesi vardir. Kendisini taniyanlar ciddi mevzularla ugrastigine pek sahitlik etmemislerdir.

Sponsorlar


Merak Edilenler