basitmevzular.com

- Bu ne oluyor?

- Press TV!

- Çok iyi de oldu. Çok güzel iyi oldu. Tamam mı? Şimdi meselam, türban olayını çok karıştırdılar. Ha! aralarında bir fark kaldı o farkınan çok güzel oldu. Meselam, herkesin hayatına kimse garışamaz. Ha nasıl garışamaz? Ben bu şekil geyinirim, bu bayan şu şekil geyinir, şu şekil geyinir. Ha! hiç kimse kimseye garışmaya bir hakkı yok. Özgürlüğü bidir. Haa! başörtü gurban olduğum Yaresulallah’tan gelebir amma lakin ki öyle değildir. Benim yorumlamam bu gadar.

Kimse kimsenin hayatına karışamaz. Nasıl karışamaz? Ben bu şekilde giyinirim, başkası başka şekilde. Hiç kimsenin kimseye karışmaya hakkı yoktur. Özgürlükleri eşittir.  Mesela şimdi türban olayını çok karıştırdılar.  Türbanlı ile türbansız arasında bir fark yoktur. Başörtüsü dini bir inançtır fakat bazıları “amma lakin ki öyle değildir” diyor. Tamam mı? Bu da benim yorumum. Çok iyi de oldu. Çok güzel iyi oldu.

Bazen kelimelerin anlamına değil de ne anlatılmak istendiğine bakmak lazım. İnsanların bizim anlayamayacağımız cümleler kurması, tamamen saçma sapan şeyler söylediği anlamına gelmiyor. Bir insan anlamsız konuşuyorsa, onun saçmaladığını söyleyemeyiz. Belki de biz onun seviyesinde değiliz.

O kadar  acınası varlıklarız ki, doğru bildiklerini söyleyen ve  “dünya yuvarlak” diyenleri asan hemcinslere sahibiz.

NedirTV?com‘un düzenlediği, Microsoft Türkiye‘de gerçekleşen etkinliğe katıldım. Burak Batur SharePoint 2010‘dan ve yeniliklerinden bahsetti. Malum firma ve arama çözümünden bahsederken isim vermemeye özen gösterdi. Konuşmacılar içinde Microsoft ürün ve çözümleri konusunda en fanatik olan kişiydi.

Burak Batur - NedirTV?com Etkinliği

Ardından FriendFeed’den tanıdığım ve etkinlikte yüz yüze tanışma fırsatı bulduğum Bahadır Arslan, Application Lifecyle Management’tan bahsetti. Visual Studio’ya entegre araçlarla yazılım geliştirme projesini nasıl yöneteceğimiz konusunda bilgiler aktardı.  Zamanın kısıtlı olmasından dolayı, planlanan ve sunum içinde bulunan bir çok konuya değinilemedi. Bu yıl içerisinde, değinmek istediği fakat değinemediği konuları içeren geniş kapsamlı bir sunum yapma sözü verdi.

Bahadır Arslan - NedirTV?com Etkinliği

Arda Çetinkaya “Aspect Oriented” programlamadan bahsetti. Detaylı bilgi için Arda’nın blogunu ziyaret edebilirsiniz.

Arda Çetinkaya - NedirTV?com Etkinliği

Selçuk Yavuz rahatsızlandığı için, ASP.NET MVC 3 sunumunu Uğur Umutluoğlu gerçekleştirdi. Ardından Enterprise Library’yi örnekleriyle anlattı.

Sabah 11:00 gibi başlanması planlanan etkinliğe, havanın yağışlı olması sebebiyle 11:40 gibi başlanabildi. Bu da doğal olarak tüm sunumların planlanandan hızlı yapılmasını gerektirdi. Etkinlikte yapılan çekilişte %50 indirimle 18 saatlik ASP.NET MVC eğitimi kazandım.

NedirTV?com ve Microsoft Türkiye’ye bizi ağırladıkları için teşekkür ediyorum. Kahve ve kurabiyeler çok güzeldi. :)

 

 

Arzu Cihangir’in Fua Kafe’deki kayvaltı davetine katıldım. Normalde evde oturup, kelimenin tam anlamıyla hiç bir şey yapmayan ben, şeytanın bacağını kırıp bu sefer hiç tanımadığım insanların arasına katıldım. :))

Yeni tanıştığım insanlarla bu kadar çabuk kaynaşacağımı ve bu kadar hoş vakit geçireceğimi tahmin etmiyordum.

Katılıp, hoş sohbetlerni esirgemeyen arkadaşlara teşekkür ederim.

Orijinal İsmi : Hayatımızı Değiştiren Unutulmaz Diziler
Türü : Başucu Kitaplar
Yazar : Bahadır İçel
Genel Yayın Yönetmeni :Doğan Selçuk Öztürk
Yayın Evi : Başlık Yayın Grubu

Bahadır İçel‘in yazdığı Hayatımızı Değiştiren Unutulmaz Diziler kitabı adından da anlaşıldığı gibi dizileri konu alıyor. A’dan Z’ye göre bir sırlamayla kitaba yerleştirilmiş diziler. Kitap, çocukluğumdan bu zamana kadar adını duyduğum – duymadığım, seyrettiğim hatta seyretmek için arşivleyip vakitsizlikten seyredemediğim tüm dizileri içine almış durumda.

Basit bir anlatıma sahip olan kitap, başucu kitabı niteliği taşıdığından diziler konusunda bir referans niteliği taşıyor. İsterirse benim yaptığım gibi baştan sona doğru değil, sondan başa doğru, birer birer atlayarak yada merak edilen dizilere bakılarakta okunabilir. :)

Daha önce seyrettiğiniz dizilerde hoş bir yolculuk yapmak, hafızanızı tazelemek istiyorsanız mutlaka okumalısınız. Sıkı bir dizi izleyicisi iseniz, merak ettiğiniz, konusunu öğrenmek istediğiniz diziler varsa mutlaka kitabı bulundurmalısınız.

Web portal uygulaması çözümümüzü kullanan bir müştermiz, organizasyon şemasında değişiklik yapmış. Web sitelerinde bulunan organizasyon şeması daha önceden html olarak yapılmıştı. Ufak tefek değişiklikler yapmanın katlanılabilir bir iş gücü maliyeti vardı. Fakat bu son değişiklikte çoğu birim yer değiştirdiğinden, şemayı yeniden yapmaktan başka çare kalmamıştı.

Daha önceden de organizasyon şemalarıyla uğraşmış, bulduğum ve denediğim yöntemlerin hiç biri beni tatmin etmemişti. Uygulamalar çok karmaşık yada müşterinin istediği görsel renk uyumunu oluşturmak çok zordu. Word yada PowerPoint’te oluşturulan şemaların renkler ve şablonlarını herkes tanıdığından, müşteriler tarafından kabul görmüyordu.

Ben renklerini, kutu boyutlarını kendim belirleyebileceğim, kullanımı kolay ve resim olarak çıktı verecek bir uygulama istiyordum. Bu amaçla arama yapıp, gözümün tuttuğu uygulamaları denemeye başladım. Denediğim üçüncü yada dördüncü uygulama Gliffy‘di. Kendi kendime “şunu nasıl yaparım acaba?, bunu nasıl yaparım acaba?” diye uygulamayı denerken istediğim şemayı rahatlıkla yapabileceğimi farkettim.

Gliffy web üzerinde çalışan ve flashla yazılmış bir uygulama. Devamlı organizasyon şeması ile uğraşmıyorsanız ve bir daha ne zaman kullanacağınızı bilmediğiniz bir ugulamayı bilgisayarınıza kurmak istemiyorsanız kesinlikle kullanmalısınız.

30 gün boyunca ücretsiz olarak kullanabilirsiniz. Ben ücretsiz üye olarak yapmam gereken organizasyon şemasını, mevcut tasarımını aynen koruyarak yaptım. Ücretsiz üyelik süresi bittikten sonra şema üzerinde değişiklik istenmesine karşı yaptığım çalışmayı  Gliffy’nin kendi formatında bilgisayarıma indirdim. Yani bir yıl sonra organizasyon şemasında bir değişiklik olduğunda, tekrar üye olup, indirdiğim dosyayı yükleyerek çalışmayı hızlıca yapacağım.

Murat Tunalı eğitmenliğinde, Genç Girişimciler Kulübü‘nde düzenlenen Hızlı Okuma Teknikleri eğitimine katıldım. Öğrendiklerimi aklımda kaldığınca paylaşmak istedim.

Hızlı okuma konusunda, her insan doğuştan donanıma sahip. Fakat bu donanımlarını hayatı boyunca kullanmadığından ve böyle bir donanıma sahip olduğunu bilmediğinden okuma konusunda hep normal seviyede kalıyoruz. Hızlı okuma eğitimi aslında göz kaslarının egzersizle bu hiç kullanılmayan ve bilmediğimiz özelliğini eğiterek ortaya çıkarmaya yarıyor.

Hızlı okuma eğitmenleri yada hızlı okuyucuların hiç biri, edebi olarak ve sindirilerek okunması gereken eserlere karşı değil. Bunların hızlı okuma teknikleriyle de okunmasını zaten desteklemiyolar.  Sadece yapılmak istenen günlük hayatımızdaki okuma alışkanlığımızı değiştirip, daha hızlı bir okuyucu olarak zamandan ve iş yükünden tasarruf etmek.

Okuma işlemi gerçekleşirken, bilindiğinin aksine gözler satır üzerinde kayarak ilerlemiyor, sıçrama hareketi yaparak belli noktaralara odaklanıyor. Hızlı okuma eğitimlerindeki amaç, gözün yapmış olduğu sıçrama hareketlerini  satır üzrinde belli bir sayıda tutmak ve geri dönüşler yapmadan okuma ritmini korumak. Bu çabalar sonucunda da gereksiz hammallık yapmayarak okunan metnin hızlı bir şekilde bitirilmesini sağlamak.

Öğrendiğim bir bilgide,   göz kasları yorulduğunda seratonin salgılamasıymış. Bu da uykumuzu getiriyormuş.

Eğitim öncesi dakikada 127 kelime okurken iki günlük eğitim sonrası okuma hızım 270 kelimeye çıktı. Bu hız tam olarak bir hızlı okuyucu olmayak için yeterli değil fakat iki günlük temel bir eğitim için gayet tatminkar edici. Bundan sonrası için öğrendiğimiz teknikleri günlük hayatta uygulamak ve eğitimde hediye edilen Hızlı Okuma Teknikleri Eğitim Seti‘nde bulunan egzersizleri tekrar etmek.

2011 Erzurum  Kış Olimpiyatları‘yla hep birlikte yeni bir sporla tanıştık, Körling. Daha önce ismini duyduğum bu sporu bu akşam seyretme fırsatı buldum. Gerçekten enteresan ve hoş bir spor dalı.

Körling’de karşı takım oyuncuları kaya ismi verilen taşlarını, iç içe çizilmiş üç halkanın merkezine yakın atmaya çalışıyorlar. Atışlarını genellikle kayarak yapıyorlar. Yaptıkları atışta, karşı takımın taşına da vurmak suretiyle uzaklaştırabiliyorlar.

Körling’de oyuncular özel ayakkabılar giyiyorlar. İki çiftten birinin altı buz üzerinde kayabilmek için kaygan, diğerinin altı ise tam tersi kauçuktan. Solak oyuncuların sağ tekinde, sağ elini kullanan oyuncularında sol tekinde kaygan tabanlı ayakkabı bulunuyor.

Ayrıca fırçada kullanılan oyun malzemelerinden. Bunu da atış esnasında dengelerini sağlamak için ve atışı yaptıktan sonra kayanın kaydığı zemini düzeltmek, yön vermek için kullanıyorlar.

Wikipedia’nın dediğine göre;  Hassaslık seviyesi ve kazanmak için ortaya konan stratejik düşüncenin karmaşık yapısı sayesinde curling “buz üzerinde satranç” olarak değerlendiriliyormuş.

Körling hakkında daha fazla bilgi için aşağıdaki linkleri inceleyebilirsiniz:

Wikipedia Körling Sayfası

2011 Erzurum Kış Olimpiyatları Körling Sayfası

Heyzap .NET Api Client

30 Oca 2011 Kategori: İş - Güç

Oyun sitem GameMIO.com‘da Heyzap Publisher API kullanmıştım. Başkalarına da faydalı olacağı düşüncesiyle api kullanan kodlarımı ayrı bir proje olarak yazmış ve herkesle paylaşmayı planlamışıtm. GameMIO.com’u açmama ve kodlarımın düzgün çalıştığını görmeme rağmen planımdaki paylaşma kısmını yapamamıştım.

HeyzapAPI ismini verdiğim projeye bu link üzerinden ulaşabilirsiniz.

HeyzapKısaca Heyzap‘tan bahsetmek gerekirse;  Heyzap oyun üreticileleri ile (developer), site sahiplerini (publisher) bir araya getiren bir platform. Api aracılığı ile yada tek tek Heyzap’a kayıtlı oyunları kendi sitenizde yayınlayabiliyorsunuz. Gösterilen reklamlardan da kâr dağıtımı uygulanıyor. Gelirin %15′ini yayıncı, %70′ini oyunun yazarı alıyor.

Projede kullandığım method isimleri apide kullanılan method isimleriyle bire bir aynı. Bu yüzen api dökümanını okuduktan sonra benim kodlarımı kullanmanız zor olmayacaktır. Ayrıca her method integer değer olarak “status” (Response Code) değerini döndürüyor.

Tüm methodların kullanımını açıklamaktansa aşağıdaki iki örneği yapmayı uygun buldum.

Kategori listesi alma:

// Heyzap'tan aldığımız site key ve secret key ile yeni bir RequestMethods örneği oluşturuyoruz.
HeyzapAPI.RequestMethods rm = new HeyzapAPI.RequestMethods("site_key", "secret_key");
 
// CategoryList nesnemizi oluşturuyoruz.
HeyzapAPI.CategoryList categoryList = new HeyzapAPI.CategoryList();
 
// Kategori listemizi alıyoruz.
int status = rm.categories(ref categoryList);
 
// bir problem yoksa kategorilerimize ulaşıyoruz.
if (status == 200) {
    foreach (HeyzapAPI.Category category in categoryList) { 
 
     }
}

Bir kategoride oyunları alma:

// Heyzap'tan aldığımız site key ve secret key ile yeni bir RequestMethods örneği oluşturuyoruz.
HeyzapAPI.RequestMethods rm = new HeyzapAPI.RequestMethods("site_key", "secret_key");
 
// GameList nesnemizi oluşturuyoruz.
HeyzapAPI.GameList gList = new HeyzapAPI.GameList();
 
// Kategorideki oyunları alıyoruz.
int status = rm.games_by_category(ref gList, "featured");
 
// Bir problem yoksa oyunlarımıza ulaşacağız ve ne yapmak istiyorsak yapacağız.
if (status == 200)
{
foreach (HeyzapAPI.Game game in gList)
{
 
}
}

Enterprise Library .NET ortamı için geliştirilmiş çok başarılı bir uygulama.  Veritabanı bağlantılarında çok kolaylık sağladığı için Data Access Application Block’u (ailecek :p) sık sık  kullanıyoruz.

.Net 4.0 ve MySql kullanmayı kararlaştırdığım kişisel bir projede de Enterprise Library Data Access Application Block’u kullanmaya karar verdim. Daha önceden Data Access Application Block ile birlikte SQLite kullanmış ve hiç bir problem yaşamamıştım. MySql ile de birlikte hiç bir problem yaşamayacağımı düşünüp MySql .Net Connector‘unu indirip alışık olduğum ve neredeyse ezberimdeki web.config ayarlarını yaptım.

Fakat “DatabaseFactory.CreateDatabase();” komutu ile veritabanı örneği oluşturmaya çalıştığımda aşağıdaki hatayı alıyordum.

Unable to find the requested .Net Framework Data Provider.  It may not be installed.

Problem Data Access Application Block’un MySql data providerini göremiyor olmasıydı. Problem okununca anlaşılıyordu fakat nasıl çözeceğimi bilmiyordum. İnternetteki aramalarımdan da doğru düzgün sonuç alamıyordum.  Epey uğraştıktan sonra SQLite ile benzer bir problemle karşılaştım.  MySql ile de benim yaşadığım problemi yaşayanlar vardı.

Kısacası benim yaşadığım bu problemle karşılaşırsanız web.config dosyanıza aşağıdaki parametreleri ekleyin problem çözülecektir.

    <system.data>
        <DbProviderFactories>
            <add name="MySql Data Provider" invariant="MySql.Data.MySqlClient" description=".Net Framework Data Provider for MySql" type="MySql.Data.MySqlClient.MySqlClientFactory, MySql.Data"/>
        </DbProviderFactories>    
    </system.data>

I’m CEO, Bitch

23 Eki 2010 Kategori: Film

Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg‘in hayatını anlatan The Social Network – Sosyal Ağ filmine gittim.  Film, Ben Mezrich’in “The Accidental Billionaires” kitabından uyarlanmış.  Film hakkında olumlu yorumları sağdan soldan duyuyordum, Twitter üzerinde de araştırma yaptım ve bir çok kişinin memnun kaldığını gördüm. Ardından arkadaşları filme gitmek için kandırdım. :)

Yazılım uzmanı olduğum için teknoloji ve interneti konu alan fimlerde, bilgisayar uzmanlarının nasıl yansıtıldığına, kod yazarken nasıl bir intiba uyandırılmak istendiğine dikkat ediyorum. The Social Network’te bu konuda abartı bir şey görmedim ve bizlerin olduğumuzdan farklı olarak perdeye yansımadığımızı düşünüyorum. Bu noktada da benden artı puan aldı.

Film Facebook’un kuruluşunu, hakkında açılan telif davaları görüşülürken işliyor. Mark’ın sosyal ağ ana fikrini nasıl başkalarından aldığını, nasıl ilk sermayedarı ve ortağını kazıkladığını; ve Facebook hakkındaki daha bir çok gerçeği seyircisini  sıkmadan konu ediyor.

Benim gibi bir çok kişinin bu filmi beğenmesinin belkide gerçek sebebinin, Facebook’u övmemesi ve Mark Zuckerberg’i olduğu gibi yansıtmaya çalışması olduğunu düşünüyorum. Yani ortada parası olan adama yalakalık yapma ve gönlünü hoş edelim gibi düşünceler yok.

Facebook’un nasıl ortaya çıktığını merak ediyor, sıkılmadan hoş bir film seyetmek istiyorsanız The Social Network’e gidebilirsiniz.

Not: Yazının başlığındaki “I’m CEO, Bitch”  Mark Zuckerberg’in Facebook’u ilk kurduğu zamanlardaki kartvizitindeki ibaredir. Bu fikri kendisine Billy Olsen vermiştir.




Hakkında

Basit mevzular hayatın anlamını oluşturuyor. Karmaşık ve devasa büyüklükte görülen herşey basit parçaların birleşiminden meydana geliyor. Burada hayata dair basit mevzulardan bahsediyoruz.


View my FriendFeed


Merak Edilenler